konuşmak – Turkish verb conjugation

Turkish verb forms of konuşmak

Quick-navigate

Indicative mood

Present Continuous Simple Tense

Affirmative

Statement

benkonuşuyorum
senkonuşuyorsun
okonuşuyor
bizkonuşuyoruz
sizkonuşuyorsunuz
onlarkonuşuyorlar

Interrogative

benkonuşuyor muyum?
senkonuşuyor musun?
okonuşuyor mu?
bizkonuşuyor muyuz?
sizkonuşuyor musunuz?
onlarkonuşuyorlar mı?

Negative

Statement

benkonuşmuyorum
senkonuşmuyorsun
okonuşmuyor
bizkonuşmuyoruz
sizkonuşmuyorsunuz
onlarkonuşmuyorlar

Interrogative

benkonuşmuyor muyum?
senkonuşmuyor musun?
okonuşmuyor mu?
bizkonuşmuyor muyuz?
sizkonuşmuyor musunuz?
onlarkonuşmuyorlar mı?

Simple (Aorist) Tense

Affirmative

Statement

benkonuşurum
senkonuşursun
okonuşur
bizkonuşuruz
sizkonuşursunuz
onlarkonuşurlar

Interrogative

benkonuşur muyum?
senkonuşur musun?
okonuşur mu?
bizkonuşur muyuz?
sizkonuşur musunuz?
onlarkonuşurlar mı?

Negative

Statement

benkonuşmam
senkonuşmazsın
okonuşmaz
bizkonuşmayız
sizkonuşmazsınız
onlarkonuşmazlar

Interrogative

benkonuşmaz mıyım?
senkonuşmaz mısın?
okonuşmaz mı?
bizkonuşmaz mıyız?
sizkonuşmaz mısınız?
onlarkonuşmazlar mı?

Past Definite

Affirmative

Statement

benkonuştum
senkonuştun
okonuştu
bizkonuştuk
sizkonuştunuz
onlarkonuştular

Interrogative

benkonuştum mu?
senkonuştun mu?
okonuştu mu?
bizkonuştuk mu?
sizkonuştunuz mu?
onlarkonuştular mu?

Negative

Statement

benkonuşmadım
senkonuşmadın
okonuşmadı
bizkonuşmadık
sizkonuşmadınız
onlarkonuşmadılar

Interrogative

benkonuşmadım mı?
senkonuşmadın mı?
okonuşmadı mı?
bizkonuşmadık mı?
sizkonuşmadınız mı?
onlarkonuşmadılar mı?

Past Progressive, dubitative

Affirmative

Statement

benkonuşuyormuşum
senkonuşuyormuşsun
okonuşuyormuş
bizkonuşuyormuşuz
sizkonuşuyormuşsunuz
onlarkonuşuyormuşlar; konuşuyorlarmıs

Interrogative

benkonuşuyormuş muyum?
senkonuşuyormuş musun?
okonuşuyormuş mu?
bizkonuşuyormuş muyuz?
sizkonuşuyormuş musunuz?
onlarkonuşuyormuşlar mı?; konuşuyorlarmış mı?

Negative

Statement

benkonuşmuyormuşum
senkonuşmuyormuşsun
okonuşmuyormuş
bizkonuşmuyormuşuz
sizkonuşmuyormuşsunuz
onlarkonuşmuyormuşlar

Interrogative

benkonuşmuyormuş muyum?
senkonuşmuyormuş musun?
okonuşmuyormuş mu?
bizkonuşmuyormuş muyuz?
sizkonuşmuyormuş musunuz?
onlarkonuşmuyormuşlar mı?; konuşmuyorlarmış mı?

Indefinite Past (Past Aorist)

Affirmative

Statement

benkonuşurmuşum
senkonuşurmuşsun
okonuşurmuş
bizkonuşurmuşuz
sizkonuşurmuşsunuz
onlarkonuşurmuşlar; konuşurmuşlar

Interrogative

benkonuşurmuş muyum?
senkonuşurmuş musun?
okonuşurmuş mu?
bizkonuşurmuş muyuz?
sizkonuşurmuş musunuz?
onlarkonuşurlarmuş mı?

Negative

Statement

benkonuşmazmışım
senkonuşmazmışsın
okonuşmazmış
bizkonuşmazmışız
sizkonuşmazmışsınız
onlarkonuşmazmışlar; konuşmazlarmış

Interrogative

benkonuşmazmış mıyım?
senkonuşmazmış mısın?
okonuşmazmış mı?
bizkonuşmazmış mıyız?
sizkonuşmazmış mısınız?
onlarkonuşmazmışlar mı?; konuşmazlarmış mı?

Past Progressive, narrative

Affirmative

Statement

benkonuşuyordum
senkonuşuyordun
okonuşuyordu
bizkonuşuyorduk
sizkonuşuyordunuz
onlarkonuşuyordular; konuşuyorlardı

Interrogative

benkonuşuyor muydum?
senkonuşuyor muydun?
okonuşuyor muydu?
bizkonuşuyor muyuduk?
sizkonuşuyor muydunuz?
onlarkonuşuyorlar mıydı?; konuşuyordular mı?

Negative

Statement

benkonuşmuyordum
senkonuşmuyordun
okonuşmuyordu
bizkonuşmuyorduk
sizkonuşmuyordunuz
onlarkonuşmuyordular; konuşmuyorlardı

Interrogative

benkonuşmuyor muydum?
senkonuşmuyor muydun?
okonuşmuyor muydu?
bizkonuşmuyor muyduk?
sizkonuşmuyor muydunuz?
onlarkonuşmuyorlar mıydı?; konuşmuyordular mı?

Past Perfect, narrative

Affirmative

Statement

benkonuşmuştum
senkonuşmuştun
okonuşmuştu
bizkonuşmuştuk
sizkonuşmuşstunuz
onlarkonuşmuştular

Interrogative

benkonuşmuş muydum?
senkonuşmuş muydun?
okonuşmuş muydu?
bizkonuşmuş muyduk?
sizkonuşmuş muydunuz?
onlarkonuşmuşlar muydu?

Negative

Statement

benkonuşmamıştım
senkonuşmamıştın
okonuşmamıştı
bizkonuşmamıştık
sizkonuşmamıştınız
onlarkonuşmamışlardı

Interrogative

benkonuşmamış mıydım?
senkonuşmamış mıydın?
okonuşmamış mıydı?
bizkonuşmamış mıydık?
sizkonuşmamış mıydınız?
onlarkonuşmamışlar mıydı?

Doubtful Distant Past

Affirmative

Statement

benkonuşmuşmuşum
senkonuşmuşmuşsun
okonuşmuşmuş
bizkonuşmuşmuşuz
sizkonuşmuşmuşsunuz
onlarkonuşmuşmuşlar; konuşmuşlarmuş

Interrogative

benkonuşmuşmuş muyum?
senkonuşmuşmuş musun?
okonuşmuşmuş mu?
bizkonuşmuşmuş muyuz?
sizkonuşmuşmuş musunuz?
onlarkonuşmuşmuşlar mı?; konuşmuşlarmuş mı?

Negative

Statement

benkonuşmamışmışım
senkonuşmamışmışsın
okonuşmamışmış
bizkonuşmamışmışız
sizkonuşmamışmışsınız
onlarkonuşmamışmışlar; konuşmamışlarmış

Interrogative

benkonuşmamışmış mıyım?
senkonuşmamışmış mısın?
okonuşmamışmış mı?
bizkonuşmamışmış mıyız?
sizkonuşmamışmış mısınız?
onlarkonuşmamışmışlar mı?; konuşmamışlarmış mı?

Past in the Future

Affirmative

Statement

benkonuşmuş olacağım
senkonuşmuş olacaksın
okonuşmuş olacak
bizkonuşmuş olacağız
sizkonuşmuş olacaksınız
onlarkonuşmuş olacaklır

Interrogative

benkonuşmuş olacak mıyım?
senkonuşmuş olacak mısın?
okonuşmuş olacak mı?
bizkonuşmuş olacak mıyız?
sizkonuşmuş olacak mısınız?
onlarkonuşmuş olacaklır mı?

Negative

Statement

benkonuşmuş olmayacağım
senkonuşmuş olmayacaksın
okonuşmuş olmayacak
bizkonuşmuş olmayacağız
sizkonuşmuş olmayacaksınız
onlarkonuşmuş olmayacaklır

Interrogative

benkonuşmuş olmayacak mıyım?
senkonuşmuş olmayacak mısın?
okonuşmuş olmayacak mı?
bizkonuşmuş olmayacak mıyız?
sizkonuşmuş olmayacak mısınız?
onlarkonuşmuş olmayacaklır mı?

Past Conditional, narrative

Affirmative

Statement

benkonuşsaydım
senkonuşsaydın
okonuşsaydı
bizkonuşsaydık
sizkonuşsaydınız
onlarkonuşsaydılar

Interrogative

benkonuşsa mıydım?
senkonuşsa mıydın?
okonuşsa mıydı?
bizkonuşsa mıydık?
sizkonuşsa mıydınız?
onlarkonuşsa mıydılar?

Negative

Statement

benkonuşmasaydım
senkonuşmasaydın
okonuşmasaydı
bizkonuşmasaydık
sizkonuşmasaydınız
onlarkonuşmasaydılar

Interrogative

benkonuşmasa mıydım?
senkonuşmasa mıydın?
okonuşmasa mıydı?
bizkonuşmasa mıydık?
sizkonuşmasa mıydınız
onlarkonuşmasa mıydılar?

Past Conditional, dubitative

Affirmative

Statement

benkonuşsaymışım
senkonuşsaymışsın
okonuşsaymış
bizkonuşsaymışız
sizkonuşsaymışsınız
onlarkonuşsaymışlar

Interrogative

benkonuşsa mıymışım?
senkonuşsa mıymışsın?
okonuşsa mıymış?
bizkonuşsa mıymışız?
sizkonuşsa mıymışsınız?
onlarkonuşsa mıymışlar?

Negative

Statement

benkonuşmasaymışım
senkonuşmasaymışsın
okonuşmasaymış
bizkonuşmasaymışız
sizkonuşmasaymışsınız
onlarkonuşmasaymışlar

Interrogative

benkonuşmasa mıymışım?
senkonuşmasa mıymışsın?
okonuşmasa mıymış?
bizkonuşmasa mıymışız?
sizkonuşmasa mıymışsınız?
onlarkonuşmasa mıymışlar?

Future Simple

Affirmative

Statement

benkonuşacağım
senkonuşacaksın
okonuşacak
bizkonuşacağız
sizkonuşacaksınız
onlarkonuşacaklar

Interrogative

benkonuşacak mıyım?
senkonuşacak mısın?
okonuşacak mı?
bizkonuşacak mıyız?
sizkonuşacak mısınız?
onlarkonuşacaklar mı?

Negative

Statement

benkonuşmayacağım
senkonuşmayacaksın
okonuşmayacak
bizkonuşmayacağız
sizkonuşmayacaksınız
onlarkonuşmayacaklar

Interrogative

benkonuşmayacak mıyım?
senkonuşmayacak mısın?
okonuşmayacak mı?
bizkonuşmayacak mıyız?
sizkonuşmayacak mısınız?
onlarkonuşmayacaklar mı?

Future in the Past

Affirmative

Statement

benkonuşacaktım
senkonuşacaktın
okonuşacaktı
bizkonuşacaktık
sizkonuşacaktınız
onlarkonuşacaktılar

Interrogative

benkonuşacak mıydım?
senkonuşacak mıydın?
okonuşacak mıydı?
bizkonuşacak mıydık?
sizkonuşacak mıydınız?
onlarkonuşacaklar mıydı?; konuşacak mıydılar?

Negative

Statement

benkonuşmayacaktım
senkonuşmayacaktın
okonuşmayacaktı
bizkonuşmayacaktık
sizkonuşmayacaktınız
onlarkonuşmayacaklardı; konuşmayacaktılar

Interrogative

benkonuşmayacak mıydım?
senkonuşmayacak mıydın?
okonuşmayacak mıydı?
bizkonuşmayacak mıydık?
sizkonuşmayacak mıydınız?
onlarkonuşmayacaklar mıydı?; konuşmayacak mıydılar?

Future dubitative

Affirmative

Statement

benkonuşacakmışım
senkonuşacakmışsın
okonuşacakmış
bizkonuşacakmışız
sizkonuşacakmışsınız
onlarkonuşacakmışlar; konuşacaklarmış

Interrogative

benkonuşacakmış mıyım?
senkonuşacakmış mısın?
okonuşacakmış mı?
bizkonuşacakmış mıyız?
sizkonuşacakmış mısınız?
onlarkonuşacaklarmış mı?; konuşacakmışlar mı?

Negative

Statement

benkonuşmayacakmışım
senkonuşmayacakmışsın
okonuşmayacakmış
bizkonuşmayacakmışız
sizkonuşmayacakmışsınız
onlarkonuşmayacaklarmış; konuşmayacakmışlar

Interrogative

benkonuşmayacakmış mıyım?
senkonuşmayacakmış mısın?
okonuşmayacakmış mı?
bizkonuşmayacakmış mıyız?
sizkonuşmayacakmış mısınız?
onlarkonuşmayacaklarmış mı?; konuşmayacakmışlar mı?

Future conditional

Affirmative

Statement

benkonuşacaksam
senkonuşacaksan
okonuşacaksa
bizkonuşacaksak
sizkonuşacaksanız
onlarkonuşacaksalar; konuşacaklarsa

Interrogative

benkonuşacaksam mı?
senkonuşacaksan mı?
okonuşacaksa mı?
bizkonuşacaksak mı?
sizkonuşacaksanız mı?
onlarkonuşacaksalar mı?; konuşacaklarsa mı?

Negative

Statement

benkonuşmayacaksam
senkonuşmayacaksan
okonuşmayacaksa
bizkonuşmayacaksak
sizkonuşmayacaksanız
onlarkonuşmayacaksalar; konuşmayacaklarsa

Interrogative

benkonuşmayacaksam mı?
senkonuşmayacaksan mı?
okonuşmayacaksa mı?
bizkonuşmayacaksak mı?
sizkonuşmayacaksanız mı
onlarkonuşmayacaksalar mı?; konuşmayacaklarsa mı?

Necessitative mood tenses

Simple Tense

Affirmative

Statement

benkonuşmalıyım
senkonuşmalısın
okonuşmalı(dır)
bizkonuşmalıyız
sizkonuşmalısınız
onlarkonuşmalı(dır)lar

Interrogative

benkonuşmalı mıyım?
senkonuşmalı mısın?
okonuşmalı mı?
bizkonuşmalı mıyız?
sizkonuşmalı mısınız?
onlarkonuşmalılar mı?

Negative

Statement

benkonuşmamalıyım
senkonuşmamalısın
okonuşmamalı
bizkonuşmamalıyız
sizkonuşmamalısınız
onlarkonuşmamalılar

Interrogative

benkonuşmamalı mıyım?
senkonuşmamalı mısın?
okonuşmamalı mı?
bizkonuşmamalı mıyız?
sizkonuşmamalı mısınız?
onlarkonuşmamalılar mı?

Past, Narrative

Affirmative

Statement

benkonuşmalıydım
senkonuşmalıdın
okonuşmalıydı
bizkonuşmalıydık
sizkonuşmalıydınız
onlarkonuşmalıydılar

Interrogative

benkonuşmalı mıydım?
senkonuşmalı mıydın?
okonuşmalı mıydı?
bizkonuşmalı mıydık?
sizkonuşmalı mıydınız?
onlarkonuşmalılar mıydı?

Negative

Statement

benkonuşmamalıydım
senkonuşmamalıydın
okonuşmamalıydı
bizkonuşmamalıydık
sizkonuşmamalıydınız
onlarkonuşmamalıydılar

Interrogative

benkonuşmamalı mıydım?
senkonuşmamalı mıydın?
okonuşmamalı mıydı?
bizkonuşmamalı mıydık?
sizkonuşmamalı mıydınız?
onlarkonuşmamalı mıydılar?

Past, dubitative

Affirmative

Statement

benkonuşmalıymışım
senkonuşmalıymışsın
okonuşmalıymış
bizkonuşmalıymışız
sizkonuşmalıymışsınız
onlarkonuşmalıymışlar

Interrogative

benkonuşmalı mıymışım?
senkonuşmalı mıymışsın?
okonuşmalı mıymış?
bizkonuşmalı mıymışız?
sizkonuşmalı mıymışsınız?
onlarkonuşmalı mıymışlar?

Negative

Statement

benkonuşmamalıymışım
senkonuşmamalıymışsın
okonuşmamalıymış
bizkonuşmamalıymışız
sizkonuşmamalıymışsınız
onlarkonuşmamalıymışlar

Interrogative

benkonuşmamalı mıymışım?
senkonuşmamalı mıymışsın?
okonuşmamalı mıymış?
bizkonuşmamalı mıymışız?
sizkonuşmamalı mıymışsınız?
onlarkonuşmamalı mıymışlar?

Imperative mood tenses

Simple Tense

Affirmative

Statement

senkonuş
okonuşsun
sizkonuşun(uz)
onlarkonuşsunlar

Interrogative

okonuş
onlarkonuşsunlar mı?

Negative

Statement

senkonuşma(yın)
okonuşmasın
sizkonuşmayın(ız)
onlarkonuşmasınlar

Interrogative

okonuşmasın mı?
onlarkonuşmasınlar mı?

Conditional mood tenses

Simple Tense

Affirmative

Statement

benkonuşsam
senkonuşsan
okonuşsa
bizkonuşsak
sizkonuşsanız
onlarkonuşsalar

Interrogative

benkonuşsam mı?
senkonuşsan mı?
okonuşsa mı?
bizkonuşsak mı?
sizkonuşsanız mı?
onlarkonuşsalar mı?

Negative

Statement

benkonuşmasam
senkonuşmasan
okonuşmasa
bizkonuşmasak
sizkonuşmasanız
onlarkonuşmasalar

Interrogative

benkonuşmasam mı?
senkonuşmasan mı?
okonuşmasa mı?
bizkonuşmasak mı?
sizkonuşmasanız mı
onlarkonuşmasalar mı?

Present Progressive

Affirmative

Statement

benkonuşuyorsam
senkonuşuyorsan
okonuşuyorsa
bizkonuşuyorsak
sizkonuşuyorsanız
onlarkonuşuyorlarsa

Interrogative

benkonuşuyorsam mı?
senkonuşuyorsan mı?
okonuşuyorsa mı?
bizkonuşuyorsak mı?
sizkonuşuyorsanız mı?
onlarkonuşuyorlarsa mı?

Negative

Statement

benkonuşmuyorsam
senkonuşmuyorsan
okonuşmuyorsa
bizkonuşmuyorsak
sizkonuşmuyorsanız
onlarkonuşmuyorlarsa

Interrogative

benkonuşmuyorsam mı?
senkonuşmuyorsan mı?
okonuşmuyorsa mı?
bizkonuşmuyorsak mı?
sizkonuşmuyorsanız mı?
onlarkonuşmuyorlarsa mı?

Aorist/Present

Affirmative

Statement

benkonuşursam
senkonuşursan
okonuşursa
bizkonuşursak
sizkonuşursanız
onlarkonuşursalar; konuşurlarsa

Interrogative

benkonuşursam mı?
senkonuşursan mı?
okonuşursa mı?
bizkonuşursak mı?
sizkonuşursanız mı?
onlarkonuşursalar mı?; konuşurlarsa mı?

Negative

Statement

benkonuşmazsam
senkonuşmazsan
okonuşmazsa
bizkonuşmazsak
sizkonuşmazsanız
onlarkonuşmazsalar

Interrogative

benkonuşmazsam mı?
senkonuşmazsan mı?
okonuşmazsa mı?
bizkonuşmazsak mı?
sizkonuşmazsanız mı
onlarkonuşmazsalar mı?; konuşmazlarsa mı?

Past Definite

Affirmative

Statement

benkonuştuysam
senkonuştuysan
okonuştuysa
bizkonuştuysak
sizkonuştuysanız
onlarkonuştuysalar

Interrogative

benkonuştuysam mı?
senkonuştuysan mı?
okonuştuysa mı?
bizkonuştuysak mı?
sizkonuştuysanız mı?
onlarkonuştuysalar mı?

Negative

Statement

benkonuşmadıysam
senkonuşmadıysan
okonuşmadıysa
bizkonuşmadıysak
sizkonuşmadıysanız
onlarkonuşmadıysalar

Interrogative

benkonuşmadıysam mı?
senkonuşmadıysan mı?
okonuşmadıysa mı?
bizkonuşmadıysak mı?
sizkonuşmadıysanız mı?
onlarkonuşmadıysalar mı?

Indefinite Past

Affirmative

Statement

benkonuşmuşsam
senkonuşmuşsan
okonuşmuşsa
bizkonuşmuşsak
sizkonuşmuşsanız
onlarkonuşmuşsalar; konuşmuşlarsa

Interrogative

benkonuşmuşsam mı?
senkonuşmuşsan mı?
okonuşmuşsa mı?
bizkonuşmuşsak mı?
sizkonuşmuşsanız mı?
onlarkonuşmuşsalar mı?; konuşmuşlarsa mı?

Negative

Statement

benkonuşmamuşsam
senkonuşmamuşsan
okonuşmamuşsa
bizkonuşmamuşsak
sizkonuşmamuşsanız
onlarkonuşmamuşsalar; konuşmamuşlarsa

Interrogative

benkonuşmamuşsam mı?
senkonuşmamuşsan mı?
okonuşmamuşsa mı?
bizkonuşmamuşsak mı?
sizkonuşmamuşsanız mı
onlarkonuşmamuşsalar mı?; konuşmamuşlarsa mı?

Subjunctive mood tenses

Simple Tense

Affirmative

Statement

benkonuşayım
senkonuşasın
okonuşa
bizkonuşalım
sizkonuşasınız
onlarkonuşalar

Interrogative

benkonuşayım mı?
senkonuşa mısın?
okonuşa mı?
bizkonuşalım mı?
sizkonuşa mısınız?
onlarkonuşalar mı?

Negative

Statement

benkonuşmayayım
senkonuşmayasın
okonuşmaya
bizkonuşmayalım
sizkonuşmayasınız
onlarkonuşmayalar

Interrogative

benkonuşmayayım mı?
senkonuşmaya mısın?
okonuşmaya mı?
bizkonuşmayalım mı?
sizkonuşmaya mısınız?
onlarkonuşmayalar mı?

Past, narrative

Affirmative

Statement

benkonuşaydım
senkonuşaydın
okonuşaydı
bizkonuşaydık
sizkonuşaydınız
onlarkonuşaydılar

Interrogative

benkonuşa mıydım?
senkonuşa mıydın?
okonuşa mıydı?
bizkonuşa mıydık?
sizkonuşa mıydınız?
onlarkonuşa mıydılar?

Negative

Statement

benkonuşmayaydım
senkonuşmayaydın
okonuşmayaydı
bizkonuşmayaydık
sizkonuşmayaydınız
onlarkonuşmayaydılar

Interrogative

benkonuşmaya mıydım
senkonuşmaya mıydın
okonuşmaya mıydı
bizkonuşmaya mıydık
sizkonuşmaya mıydınız
onlarkonuşmaya mıydılar

Past, reportative

Affirmative

Statement

benkonuşaymışım
senkonuşaymışsın
okonuşaymış
bizkonuşaymışız
sizkonuşaymışsınız
onlarkonuşaymışlar

Interrogative

benkonuşa mıymışım?
senkonuşa mıymışın?
okonuşa mıymış?
bizkonuşa mıymışız?
sizkonuşa mıymışsınız?
onlarkonuşa mıymışlar?

Negative

Statement

benkonuşmayaymışım
senkonuşmayaymışsın
okonuşmayaymış
bizkonuşmayaymışız
sizkonuşmayaymışsınız
onlarkonuşmayaymışlar

Interrogative

benkonuşmaya mıymışım
senkonuşmaya mıymışsın
okonuşmaya mıymış
bizkonuşmaya mıymışız
sizkonuşmaya mıymışsınız
onlarkonuşmaya mıymışlar

Translations

  • speak, to communicate with one's voice using words
  • talk, to communicate by speech
  • Synonyms & Antonyms

    Synonyms

    konuşmak
    okumak, söylemek
    açıklamak
    açmak, aydınlatmak
    demek
    açılmak, anmak, anlatmak, buyurmak, dimek, döktürmek, fısıldamak, nakletmek, sayıklamak, söylemek

    Etymology

    From Ottoman Turkish قونشمق (konışmak, konuşmak). By surface analysis, kon- (“to settle down, to stay”) + -uş (“reciprocative suffix”) + -mak, literally “to sit/settle down mutually”.

    Sample Sentences

    • 71'İNCİ GÜN DODGER STADI KEN'İ HİSSEDİN KONUŞLANDIRILIYOR (Ultraman: Rising)
    • İsterseniz bir yerde oturup bunun hakkında konuşabiliriz. (Reality)
    • Kanodan falan mı düştün ? DUR Konuşabilir misin ? (Don't Move)
    • bir araya gelmesiyle ilgili bir itirazı olan varsa ya şimdi konuşsun ya da sonsuza dek sussun. (Anyone But You)
    • Teknik olarak daha kötü, daha önemsiz bir departman. Frank'le çok fazla konuşamadım. (Don't Worry Darling)
    • Şirket işlerinden anlıyorsun. - Yönetim kuruluyla konuştun mu ? - Hayır. (Highest 2 Lowest)
    • Jerry'yle başka bir editör bulma konusunu konuştunuz mu ? (The Friend)
    • Mikrofona konuşun. Sonra, aralarından bazıları agresifleşti. (Trainwreck: The Real Project X)
    • Gondim... Konuş onunla, lütfen. Pekala. Manzaradan, kır şiirlerinden, (São Bernardo)
    • Peki... Röportajın geleceği yer burası mı? Kızınızla çalışmak nasıl bir şey? İki Oscar sahibi bir adamla konuşuyorsunuz. (The Beloved)
    • Sadık, ikna edici oldu da sence de biraz fazla konuşmuyor musun ? (10 Days of a Curious Man)
    • SWAT bizi içeri alacak. Sağlıkçılar, oraya konuşlanın. (King Ivory)
    • Benimle gelmek ister misin ? Konuşabilir miyiz ? (Reminders of Him)
    • Cevher abiniz konuşacak. [ Aslan ] Anlat, sabrımız tükeniyor. (Uclu Puruz)
    • [ Arapça konuşurlar ] [lastik sesi] [ Arapça konuşurlar ] (49)